Bir Bayrak Daha Vardı İndirilen

Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:50:51

Bayrakların iki özelliği vardır.

1-    Daima yüksekte ve baş’ta olur.

2-    Bir milleti temsil eder. Bir a’lem’dir. Bir bez parçasından çok daha ziyade manalar ifade eder.

Aziz şehid İskilipli Atıf hoca (rh) herkesçe malum olduğu gibi, sarığından dolayı mahkeme olmaktadır. 1925 kıyafet inkılabı olmadan senelerce evvel yazdığı “frenk mukallitliği” adlı eserinde; frenklerin serpuşunu giymenin dinen caiz olmadığını yazdığı için hâkim huzurundadır. Bir ara hâkim der; neticede başına sardığın bir bez parçasından ibarettir. Bu meseledeki ısrarını anlayamıyorum.

Atıf hoca cevap verir; masanızdaki Türk bayrağı neticede bir bez parçasıdır. Neden yunan bayrağı değil de bir Türk bayrağı…?

Aynı telakki değerlerine sahip Hz. Bediüzzaman’a mahkemede hâkim; başındaki sarığı çıkar der. Buna karşılık Hz. Bediüzzaman’ın eli boynu hizasında gelip gitmeye başlar. Ve bu sarık bu başla beraber çıkar, der.

Evet, bu millet sarığı Hz. Peygamberin (a.s.m) bir emaneti ve bayrağı olarak bin sene başında taşıdı. Onu papazın haçına karşı yere düşürmedi. Malazgirt’te, Kosova’da, Sırpsındığı’nda, Preveze’de, İnebahtı’da, Çanakkale’de daima yüksekte tuttu. Başı yere düştü ama sarığı daima yükseklerdeydi. O, bayraktı yere düşmezdi.

            Kore’de Celal Dora çaresiz kalınca bayrağı yere düşürmemek için beline doladı yine yere düşürmedi.

            Evet, inancımızda bayrak buydu, sarık buydu.

            Bu millet 1925’te nasıl bir ihanet çemberine düşürüldü. Bu ihanet çemberi Malazgirt’i de, Preveze’yi de, Çanakkale’yi de geride bırakmıştı. Oralarda kellesini verip sarığını ve bayrağını yere düşürmeyen bu millet sarığını da bayrağını da başıyla beraber kaybetmişti. İçimizdeki hainler eliyle haç hilale galebe etmişti. Fötr sarığın yerini almıştı. Cübbenin makamına frenk gömleği çıkmıştı. Binlerce, yüzbinlerce baş bu uğurda yerlere serilmişti ama hainlere galebe edilememişti.

            Görüyorum ki, o asil ecdadın torunları fötre, frenk gömleğine, pantolona cekete gayet güzel alıştılar. Artık sarık gibi İslam’ın alameti olan bir mefhumu tutup ayağa kaldırmak dertleri kalmamıştı.

            Ey bu vatan evlatları, bayrağımız için zamane hainlerine karşı şahlandınız. Minnettarız. Ama ne olur; yüz sene evvel dedelerinizin daima başında taşıdığı Hz. Peygamberin bayrağını da biraz dert edinelim. Gelin İslam’ın bayrağı ve alameti olan sarığı da haça karşı tekrar yükseltelim.

YAZARIN DİОER YAZILARI
EMİNE ŞENLİKOĞLU, FADİME ŞAHİN İLE GÖRÜŞTÜ
Yayınlanma Tarihi : 2.1.2014 08:18:59
RİSALE-İ NUR VE HİZMETİN TEMEL MESELELERİ
Yayınlanma Tarihi : 13.2.2014 11:15:39
FENAFİL İHVAN
Yayınlanma Tarihi : 13.2.2014 12:58:13
RİSALE-İ NURUN CADDE-İ KÜBRA ÖZELLİĞİ
Yayınlanma Tarihi : 21.2.2014 14:00:02
KISACA HAYAT HİKAYEM (Müslim Gündüz)
Yayınlanma Tarihi : 21.2.2014 15:41:27
264. LAHİKAYA BİR HAŞİYE
Yayınlanma Tarihi : 22.2.2014 13:01:03
ACZMENDİLERİN AİHM ZAFERİ
Yayınlanma Tarihi : 6.3.2014 09:06:49
TAHKİKTEN TAASUBA
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:43:40
BU ATATÜRK BİZDEN NE İSTİYOR?
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:45:47
Mustafa Kemal Olmasaydı Ne Olurdu ?
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:46:59
BİR HATIRA
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:47:48
İNGİLİZ ÇEŞİTLEMESİ (IŞİD)
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:48:39
Risale-i Nur'un medine-i tahiresi
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:50:08
ASIL NURCULUK ve İSTANBUL NURCULUĞU
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:51:41
YANLIŞ KART
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:52:27
YANLIŞ KART 2
Yayınlanma Tarihi : 25.6.2014 09:53:08


aczmenditv, Haber, Risale-i Nur, Aczmendi, Aczimendi, Müslim_ Gündüz, aczmendi_tv, dergah, sahabe, asrı sadet, asr-ı saadet,